"Marla, sigarasını kolunun yumuşak ve beyaz etinde döndürürken, 'Yan cadı, yan!' diye bağırıyor. "
Hay Allah! Sevgili Kaçak kendi atıldığı mim dalgasının içine beni de çekmek istemiş. Canı sağolsun, zevkle... Yalnız bu defaki mimin konusu pek bi iç gıcıklayıcı, yani, varlığını Türk varlığına emanet etmesi gereken kadın bir bloggerın görmezden-duymazdan gelip, hanım hanımcık ve de susarak geçiştirmesi münasip gelen bir konu. Lakin ben susmayaciğim.
Yazı, diğer milyonlarca boyut gibi, üstelik son derece de estetik bir sevişme düzlemi olabilir bence. Zaman zaman kelimeler, harfler, noktalama işaretleri ruhunuzun en erojen noktalarına saldırıya geçip, tuttukları mekanı arsızca dürtebilirler. Bu durum son derece görecelidir bittabii, kiminin kılını bile kıpırdatmayan, bir satır, önsöz, dipnot, yayımlanan bir şarkı, bir şiir, bazen sadece bir mısra, gayet iddiasız görünen bir metafor, güzel ama küstah bir imge, minicik bir yorum veya bazen sadece bir ünlem işareti, bir diğerimiz için inanılmaz derecede kışkırtıcı olabilir. Anlayacağınız üzre buradaki "kışkırmak" fiili tamamen mimin konusuyla alakalı anlamında kullanılmıştır. Bazen orada gizlice duran ama görünmeyen sözcükler de olabilir veya aslında hiç yokturlar belki, ama yazar, satır aralarını iyi okuyan bir okura rastlar da, bu, sadece ikisi arasında sır olarak da kalabilir, kimbilir? Belki ayyuka da çıkabilir...
Daha önce de muhtelif zamanlarda mimlenmiş biri olarak, "ayy höff konu itibariyle en çok bunda zorlandım, blog kardeşliği diye bir şey var canım ve ben blog kardeşime sırf yazdıklarından dolayı bile olsa o gözle bakamam" diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz efenim. Valla bal gibi de bakarım. Hehe...
Sevgili Kaçak, iyi ki beni mimledi, değilse yazacağım filan yoktu buralara. "E bişiler karaladın tamam da, hani konunun nihayetinde beklenen yanıt" diyeceksiniz şimdi. Ha orada durun derim işte! Bu sorunun yanıtı içimde kalacak efenim, sonsuza kadar hem de:)
Şimdi, benim açımdan bir ilke imza atıp bu mimi başkalarına yollamak istiyorum diyecektim, istedim de, hatta birkaç isim bile vardı aklımda...Ama Kaçak'tan aldığım bu mime gözüm gibi bakıp, pamuklara sarıp sarmaladıktan sonra, ani bir karar değişikliği ile, postaya vermekten vazgeçip, sandığın dibine fırlatıyorum... Siz okuduktan sonra tabii:)